568. patika/30.10.2006/ "hüznün sarı hasadı"

...söz, her bir kahrı sarınır dışına, dışından içine bağlar sessizce...
...sözden hâsıl olan hissiyâtı, sözden hâsıl olan kahırlar silkeler...
...her silkeleme bir tutam ot koparır, hissiyâtın meralarından...
...koparılmış tutam tutam otlardan sonra geriye kalan, meralar değil, bozkırdır...
...hüznün sarı hasadına dönen her güz mevsiminde, gök de sararır...
...tüm renklerin sarıya büründüğü demler, çoğaldıkça çoğalır...
...zaman ölür, an be an...
...mavileşir pusulası, ölümün çağıran serinliğinde...
...bedenler kavrulur, sonrasında hasatların...
...birer birer yiter, gençliği...
...gözlerindeki fer, kahrın mor dudaklarından bûseler alır...
...sözün yitip karanlığın çöktüğü yerde ,artık ne söze ne de sözden türeyen hasatlara meyledecek takat kalmaz...
...fikri de zikri gibi mel'un olanın, hayra değen cemâli yoktur, bundan sonra...
...çeşnisi bol, mezesi son hasaddan olan keder, zil takıp oynar, cehâletin diz boyu bataklığında...
..."kimbilir, son nerdedir?", diyerek, mahzun, al basmış hâlleriyle...
...sözün kahra değen yerlerinde, dil de tekerrür eden her şey...
...insanın insana ettiğine bakan her göz, mâsumiyetin itildiği yalnızlığı görür...
...içlerinde biriken kini, ardıszlıkla kusanların bakakaldığı yer neresidir?...
...bir daha geri dönmemecesine gider gibi yapan mendeburların, ne kadar ikiyüzlü olduklarını görmedin mi?...
...binbir kahra dönüşen sözün yakıp geçtiği yerlerde kalan, sadece yangın molozları değildir...
...hesap edilmeyen, geleceğe kuşaklarla bağlı olan insanın sebep olacağı her şeyden alacağı paydır; fakat cehâlet bunu göremez...
...yalnızlığa terkedilen aklın elleri ise sımsıkı bağlı...
...söz ne çirkin olur, iblisin kokusunu sarındığında...
...insanın dilinde...

seçkin deniz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder